Gülden Karaböcek'e ekmek yedirmek istiyorum!
Dünya, buğday israfı ile uğraşırken ben her geç gelen mesaja,
yanlış listede çalan arabesk şarkıya ya da kabarmayan Türkan’a bahaneler üretip kilolarca ekmek yoğuruyorum! Evet aslında israf değil, neredeyse hepsini yiyor ve
yediriyorum ama bu aralar biraz abarttım.Üretim anında yalnız kaldığım günden beri şarkılarım başta olmak üzere ilk önce içeceklerim ardından müziklerim sonra da reçete yazma/
deneme sayım hızla artıyor ve değişiyor. Sabahın beşinde yataktan kedimi özledim diye zıplayıp, sarmısaklı ikea ekmeği reçetesi yazıyorum ve ardından yapıp ikea’nın kapısına dayanasım geliyor. Neden; çünkü ben daha güzel yaptım!!!!
Ekmek yapmaya ilk başladığımda paylaşmaktan ötesini düşünmemiştim. Geçen 4 yılda görüyorum ki gerçekten bir adım öteye gidememişim. Yoğurmak ve yedirmek üzerine kurduğum bir hayalim varmış yani (umarım ev sahibim dükkan kirasını ekmek olarak almayı kabul eder!)
Yalnız kalmak hislerimden niyet oturdum bu yazının başına, bahsettiğim paylaşmak da sadece benden giden değildi aslında, bana gelen bir yorum, bir mmm! sesi, bir öneri ya da sadece beni mutlu edecek bir ikinci lokma... (bütün ikinci lokmaları ben yiyorum, hatta 3, 4...)
Bu ritüelin hızı değiştiğinden beri ben kendimi tüm ekmeklere tüm reçetelere sorumlu hissediyorum. Çünkü mutfak sadece robot gibi çalışma yeri değil, denemek, çok çok kötü şeyler yapmak ama iyinin reçetesini yazmak demek. Mayalanma süresini heyecanına, günün mutluluğuna göre ayarlamak demek, hava durumuna bakıp kendini mutfağa kapatmak demek, tattıracağın insan en yakın arkadaşınsa yanında bi kadeh şarap içmek demek. Buğday toprağı havayı öyle nazlı nazlı seçip serpiliyorsa bu endama uygun ritüelin olmalı. Sarmısaklı zeytin yağı demlemek, tahinli karamel yapmak, balkabağından bin çeşit yemek yapmak da ekmeğin mayasını beklerken keyifle yaptığın işlere dönüşmeli. Boyun fıtığına inat yaşasın bal kabağı püresi demek, tutku demekmiş mesela, tutulunca keyifle öğreniyorsun.
Yine şebeklikle başladığım bir konuşmayı buğdaya, ekmeğe romantik şiirler yazmadan bitirmek istiyorum. Betonlar içinde olsam da, ruhum buğday rüşeyminden bir gün yeniden mayalanıp kocaman olacak biliyorum. O zaman bunları gökyüzüne yazacağım!

Comments
Post a Comment