14 yıl önce Toscana'ya geldim!
"14 yıl önce Toscana'ya geldim!"
Az önce bir peynir tekerine bakıp öyle bir iç çektim ki. Ölene kadar tereyağı, peynir ve ekmek diye çığlık atan tanıdığım en sevimli şefin buna katkısı büyük tabi. ( Heyecanlı kadınlar her zaman günü kurtarır. )(ekmeği ben bekledim)
Geçen gün de yine bu hallerim nereye gidiyor böyle, ne zamandır hayal kurmuyorsun diye kendime kızarak, hayallerime zaman ayırdım. Aslında artık sadece durağan bir halde hayal kurmadığımı fark ettim. Mesela son paramla yasemin sütü yapmak için malzemeler almak, üzerlik tohumuyla ekmek yapsam kafa yapar mı niyetiyle bir torba üzerlik almam da yaşayan hayaller kurmammış aslında. Fark ettiğimde yüzümde mahcup ama eksiksiz bir gülümseme belirdi. Yola çıktım artık, bunu kendime inandırmıştım. Cahilliğimden çok çekinirken her anımı, her hareketimi bir şeyler öğrenmeye vererek iyi etmişim mesela, elime geçen her sebzeyle ekmek yapmak, mandalina kabuğunu yakıp peynire katmak, çürük domatesten asidi suretiyle faydalanmak vs derken onlarca deneyim almışım yanıma avuç kadar mutfağımda.
Peynir benimle ve sevdiklerimle, ekmek de öyle. Kendimle kalmayı istemezken tam da bu arada kalmışım yıllardır. Kendi kendime ama yıllardır taşıdığım ruh ve merakla ve sizler için. Gece acıkmasında Jamie Oliver tarifine ekmeğim yakışsın diye bile kurmuş olabilirim bu koca hayatı. Ya da 55 yaşındaki babam fitnessa gidiyor diye ona ve tüm salona proteinli ekmek gönderirken hissettiğim şapşal esnaf kimliğim için.
Tüm şapşallıklarım, hızını yakalayamadığım hevesim, heyecanımı gören herkes, Jamie Oliver, Samin, peynir, ekmek ve sebze pazarına çıkan sokaktaki evim. İyi ki varsınız!


Comments
Post a Comment