Özkancııım, fırını açıyoruz...!
Hamurun başında tek
başıma olmam , sadece kendi ellerimin yanması ve benim sabah üçte uyanmam demek
bu işi tek başıma yapıyorum demek değil. Nasıl ki her şeyin başlamasına sebep
tatlı bir hevesse bu hevesimi daimi tutan, benim gibi yoğun
hisseden ve ellerini ortaya atıp biz de bir şeyler yapalım hadi diyen onlarca insan var etrafımda. Bu yüzden fırını, ekmeğimi anlatırken
hep biz diye bahsediyorum. Bazen Buseyle ben bazen annemle ben bazen Ervinle
ben. Ama hep biziz. Biz birlikte ekmek yapıyoruz, tadıyoruz, anlatıyoruz, toplu taşımalarda kilolarca ekmekler
taşıyoruz, sabahları unlar eliyoruz, ışık kovalayıp fotoğraflar çekiyoruz,
matbaacı arkadaşlarımıza broşürler bastırıyoruz, ekmek satmaya İstanbul’dan iki
günlüğüne geliyoruz, üretim hanemizi birbirimize sunuyoruz, bambaşka şehirlerde
en güzel tanıtımı yapıyoruz, ekmeğe reçeller kaynatıyoruz… Biz birlikte o kadar
çok şey yapıyoruz ki. Geçenlerde bahsetmiş olmalıyım bu yardım isteme konusunda
kendimi çekip çevirmeliyim, daha açık olmalıyım diye. Aslında işin büyük
yanında ben hep desteklerle ilerlemişim. Tek başıma yapmamışım hiç bir şeyi. Saçma saatlerde ben uyandım ama
uykusuzken beni başkaları motive etti. Her zor durumda bunun gibi onlarca el
tuttum ben. “Ben yaparım ya” atılımına böylesine inanmamın sebebi belki de bu. Ben
yaparım çünkü ben inandıysam ve sevdiysem yanımda elbet “herkes” vardır. Bunu
biliyorum çünkü kitap yazcam ben, reklamcı olcam ben,
editör mü olsam acaba, yok yok fırın açıyoruz gibi onlarca yolumda yalnız kalmadım ben.
Son kararım; fırını
açıyoruz!

Comments
Post a Comment