Hazır mısınız? Mayalı bir hamura dönüşüyorum!!
Giriş yapabildiğime göre ekmekle ilgili bir kaç hikayemden bahsetmek ve
bir mayalı hamura dönüşmek istiyorum izninizle.
bir mayalı hamura dönüşmek istiyorum izninizle.
İlk önce benim de cevabını bilmediğim bir soruyla başlamak istiyorum;
“Neden ekmek yapıyorum?”.
Kek ve kurabiye olsa etrafımdakilerin durumu vahimdi çünkü
onlarca arabesk ve romantik hikayem var bunlarla ilgili.
Ama mevzu ekmek olunca hep bir ironi varmışcasına küçük sırıtmalar oluşuveriyor hayatımda.
onlarca arabesk ve romantik hikayem var bunlarla ilgili.
Ama mevzu ekmek olunca hep bir ironi varmışcasına küçük sırıtmalar oluşuveriyor hayatımda.
Küçükken annesini mutfakta izleyen (bence sessiz) bir çocuktum.
Annemin mutfakta uzun zaman geçirdiği günlerde cümlelerim de hep şöyle başlardı
“ben büyüyünce bunun içine tarçın da koycam, kolayı kaynatıp keklere koycam!” gibi gibi.
Sonunda büyüdüm ve gerçekten tüm o yersiz deneyleri mutfağımda yaptım.
Tarçını boca etmekten koklatmaya kadar her şeye koydum. Sonunda vazgeçtim tabi.
Tarçınını abarttığım bir kıymalı börekten sonra. Annemi izlediğim bir güne dönelim ve
küçük kızı mutfaktan çıkaralım şimdilik. Unla oynamayı çok severdim,
gizlice un kavanozuna elimi daldırıp onu karıştırmayı, avucumda sıkmayı.
Tam da böyle kavanoza daldığım bir an minik hayatımda dev gibi bir aydınlanma gerçekleşti.
Unun çok mucizevi bir şey olduğunu, bu beyaz tozun her şeye ama her şeye dönüşebildiğini farkettim.
Mesela tam o an bir şekerpare olmuştu o tozdan şeyler. Şaşkınlığım gülerce her mutfağa girdiğimde
sürdü. Düşünmeyi ve araştırmayı bilecek yaşta olsam bu tezimle o yaşta kimse durduramazdı
beni eminim!! Bunca hevesime rağmen yıllarca o mutfakta bir şey yapmama izin verilmedi.
Yani aslında özgür olmama izin verilmedi, yoksa çok mantar kurabiye yaptım kahveye bulanmış
pet şişeyle.
Annemin mutfakta uzun zaman geçirdiği günlerde cümlelerim de hep şöyle başlardı
“ben büyüyünce bunun içine tarçın da koycam, kolayı kaynatıp keklere koycam!” gibi gibi.
Sonunda büyüdüm ve gerçekten tüm o yersiz deneyleri mutfağımda yaptım.
Tarçını boca etmekten koklatmaya kadar her şeye koydum. Sonunda vazgeçtim tabi.
Tarçınını abarttığım bir kıymalı börekten sonra. Annemi izlediğim bir güne dönelim ve
küçük kızı mutfaktan çıkaralım şimdilik. Unla oynamayı çok severdim,
gizlice un kavanozuna elimi daldırıp onu karıştırmayı, avucumda sıkmayı.
Tam da böyle kavanoza daldığım bir an minik hayatımda dev gibi bir aydınlanma gerçekleşti.
Unun çok mucizevi bir şey olduğunu, bu beyaz tozun her şeye ama her şeye dönüşebildiğini farkettim.
Mesela tam o an bir şekerpare olmuştu o tozdan şeyler. Şaşkınlığım gülerce her mutfağa girdiğimde
sürdü. Düşünmeyi ve araştırmayı bilecek yaşta olsam bu tezimle o yaşta kimse durduramazdı
beni eminim!! Bunca hevesime rağmen yıllarca o mutfakta bir şey yapmama izin verilmedi.
Yani aslında özgür olmama izin verilmedi, yoksa çok mantar kurabiye yaptım kahveye bulanmış
pet şişeyle.
Fırıncılığa dair hatırladığım bir detay da şu; esnaf olmak.
Yayınevi ve merdiven altı editörlük işinden yediğim kazıktan sonra kitap yazma işini de minimalize edip
“dükkanın önünde akşamüzeri karalarım ben bir şeyler”e evirmiştim.
Yayınevi ve merdiven altı editörlük işinden yediğim kazıktan sonra kitap yazma işini de minimalize edip
“dükkanın önünde akşamüzeri karalarım ben bir şeyler”e evirmiştim.
Büyük duyguları yönetirken bile nöronlarım sarsılıyorken yetişkinler dünyasında elbette olmayacaktım.
(vergilerden ve ruhsat almanın ne kadar zor olduğunu henüz öğrenmemiş ve çok mutluyken radikal
kararlar veririm!) Ekmek yapacak, her yeri o müthiş kokuya bulayacaktım, öyküler yazıp insanları
gülümsetecek ve sırdaşım yapacaktım hepsini. Yapacaktım edecektim dediğime bakmayın.
Hala yegane planım bu. Evet 2018 ekonomik krizinin tam ortasında hala dolu dolu romantik
olabilirim ama bahsettim ya nöronlar!!!!
(vergilerden ve ruhsat almanın ne kadar zor olduğunu henüz öğrenmemiş ve çok mutluyken radikal
kararlar veririm!) Ekmek yapacak, her yeri o müthiş kokuya bulayacaktım, öyküler yazıp insanları
gülümsetecek ve sırdaşım yapacaktım hepsini. Yapacaktım edecektim dediğime bakmayın.
Hala yegane planım bu. Evet 2018 ekonomik krizinin tam ortasında hala dolu dolu romantik
olabilirim ama bahsettim ya nöronlar!!!!

Comments
Post a Comment