Minör İsyan!
Mevzum yine ve yine (Busenin deyimi ile); erkek bireyler. Topuna
laf söyleyecek takatim kalmadığı için artık kafayı bir ikisine takıp onlara
hayatı zindan etmek olsun, önünden arkasından konuşmak olsun, derdimi anlatmak
olsun, yuhalamak olsun bunlarla uğraşacağım.
Bugün radarıma takılan bir şef erkek bireyi. Aylardır bana
ettiği tek bir lafı hazmedemediğim ve kalan fazla mesailerimi de alma ihtimalim
kalmadığına göre azıcık hakkında konuşup aylardır kurduğum şeyleri kusabilirim
sanırsam.
İş görüşmemi yaptığı andan itibaren gerçekten yeteneğine ve
kibarlığına çok saygı duyduğum bir şef ile birlikte çalışma fırsatım oldu 4-5
ay kadar. Sesini yükseltmeyen, öfke kontrolü mükemmel ve egosuz ideal bir
eğitmen, iyi bir çalışma arkadaşıydı şef . Nasıl oldu da değişti, bu isyana
sebep oldu derseniz; biz ekipte 4 kadın olduk!
Aileden mi genlerden mi toplum yapısından mı geldiğini asla
kestiremediğim bir davranış biçimi olarak; panik anında “erkeklik!” yapmak. Kontrol
sağlamaya çalışmak, sözünü dinletmek, saygınlık kazanmak için ilk yoruldukları
anda ataerki alıyorlar ardlarına. En saygın ve kibar insan bile. Evet erkek değil insan bile. Çünkü başlarda bana gösterdiği kibarlığı, saygıyı herkese tek
tek göstermek zor geldi. Herkesin istasyonuna eğilip ufak destekler sağlamak
zor mutfağın kapısından “ sohbetinize dayanamadı mı erkekler” demek ve pişkin
pişkin gülmek kolay. Dört kadın gün içerisinde yaptığı tek ve beş dakikalık
molasında günün organizasyonunu yazarken uzaktan bakıp “dedikodu köşesi mi
yaptınız orayı” demek kolay.
Sevgili şef erkek bireyi ve diğerleri; iki ya da daha fazla
kadın bir araya geldiğinde sadece dedikodu yapmaz. Yaparsa da tüm insanlar gibi
bu çeşit sohbeti cinsiyet yetileri ile yapmaz. Kadınlarla birlikte çalışmak
ekstra bir incelik ve kibarlık istemez, insaniyet ister. Mesleki kısma gelince
yetenekli erkek şefler birlikte çalıştığında o mutfak askeri koğuşa dönmez,
küfürler havada uçuşmaz, mutfağa kadın şef geldiğinde ortamda değişiklik olmaz.
Aynı şekilde yetenekli kadın şeflerin birlikte çalıştığı ortamda sadece ve
sadece un çuvalı vs taşısın diye yeteneksiz ve uygun olmayan erkek çalışanlar
eklenmez.
Erkek bireylerin tekeline aldığı mutfak ve fırın sektörü
daha bölüme yeni başlamış kadın şef adaylarını korkuturken önüne hep aynı çözüm
geliyor “ ee sen de pastacı ol”. Hazır kek servisi yapan kadın gündemde ve
herkesin bu ikililiğe tepkisi kekten yana açılmışken şunu söylemeliyim; ben un
çuvalı da taşır, ocakbaşında da çalışır, krem patisseri de çırparım. Hatta ve
hatta manda sütü kaynatırken klasik müzik de dinleyebilir, ekmek yoğururken
dedikodu da yapabilirim. Tıpkı tüm insanların yapabildiği, yaptığı gibi.
Büyük burunlu bir edayla senin için dilek diliyorum şef;
Erilliğine güvenmeyecek kadar güçlü ve sabırlı olursun umarım.
İmza; üç aydır bunları içinde tutan ketum birisi, Anik.


Comments
Post a Comment